ÖMER SEYFETTİN ASHAB-I KEYFİMİZ
Ömer Seyfettin bu hikayeyi tam 108 yıl önce bu tanıtımla yazmış.
O dönem Ashab-ı Kehf gibi mağarasında uyuyan aydınları uyarmaya çalışmış.
Ne yazık ….
Bugün de değişen bir şey yok…
Ashab-ı Kehf mağarasında uyuyor..Kimisi uyku taklidi yapıyor kimisi de hakkaten uyuyor…
Uyarmak için paylaştım.
Hikayenin tamamını herkes okur umudu ile !!!!!
ASHAB-I KEHFİMIZ
Içtimaî Roman
Bu küçük romanı beş sene evvel yazmıştım.' Maksadım edebî bir eser meydana koymak değildi. Sadece mü-neverlerimizin [aydınlarımızın] garip düşünüşlerini içtimaî hakikatle karşılaştırmak istiyordum.
Meşrutiyet'ten sonra büyük adamlarımızın çoğuyla görüşmüştüm. Hepsinin fikri, aşağı yukarı, şu neticede toplanıyordu: "Osmanlılık, müşterek bir milliyettir. Osmanlılık ne yalnız Türklük, ne de yalnız Müslümanlık demektir. Osmanlı devletinin idaresinde yaşayan her fert 'bilâ-tefrik-i cins ü mezhep' Osmanlı milletine mensuptur!" Hâlbuki bu fikir, gayr-i milli Tanzimat maarifinin [eğitiminin] yetiştirdiği dimağ-larda [şuurlarda] doğmuş bir vehim [zan], bir ham hayalden ibaretti.
Dini, lisanı, terbiyesi, tarihi, harsı, mefahiri [gu-rur kaynakları] ayrı olan fertlerin mecmuundan [toplamından]
"müşterek bir milliyet" teşkil etmek imkânı yoktu. "Os-manılık" hakikatte devletimizin namından [adından] başka bir şey miydi?
Avusturya'da yaşayan Almanlara "Habs-burg milleti, Avusturya milleti" denemezdi- Alman nereli olursa olsun, her yerde Almandı. Türkçe konuşan bizler de beş bin senelik bir tarihin, hatta pek eski bir esatirin [mitolojinin] sahibi olan bir millettik. Osmanlı Devleti'nin memleketinde, Kafkasya'da, Azerbaycan'da, Türkistan'da, Buhara'da, Kâşgar'da, hâsılı nerede yaşarsak yaşayalım, yine hâlis muhlis [özbeöz] Türk'tük... Hâlbuki "Osmanlı-lık" kelimesine mevhum [hayali] manalar veren münevverlerin siyasi fikirleri, içtimaî [toplumsal] gayeleri ise insanın gözlerinden yaş getirecek derecede gülünçtü.
1918 Ömer Seyfettin
O dönem Ashab-ı Kehf gibi mağarasında uyuyan aydınları uyarmaya çalışmış.
Ne yazık ….
Bugün de değişen bir şey yok…
Ashab-ı Kehf mağarasında uyuyor..Kimisi uyku taklidi yapıyor kimisi de hakkaten uyuyor…
Uyarmak için paylaştım.
Hikayenin tamamını herkes okur umudu ile !!!!!
ASHAB-I KEHFİMIZ
Içtimaî Roman
Bu küçük romanı beş sene evvel yazmıştım.' Maksadım edebî bir eser meydana koymak değildi. Sadece mü-neverlerimizin [aydınlarımızın] garip düşünüşlerini içtimaî hakikatle karşılaştırmak istiyordum.
Meşrutiyet'ten sonra büyük adamlarımızın çoğuyla görüşmüştüm. Hepsinin fikri, aşağı yukarı, şu neticede toplanıyordu: "Osmanlılık, müşterek bir milliyettir. Osmanlılık ne yalnız Türklük, ne de yalnız Müslümanlık demektir. Osmanlı devletinin idaresinde yaşayan her fert 'bilâ-tefrik-i cins ü mezhep' Osmanlı milletine mensuptur!" Hâlbuki bu fikir, gayr-i milli Tanzimat maarifinin [eğitiminin] yetiştirdiği dimağ-larda [şuurlarda] doğmuş bir vehim [zan], bir ham hayalden ibaretti.
Dini, lisanı, terbiyesi, tarihi, harsı, mefahiri [gu-rur kaynakları] ayrı olan fertlerin mecmuundan [toplamından]
"müşterek bir milliyet" teşkil etmek imkânı yoktu. "Os-manılık" hakikatte devletimizin namından [adından] başka bir şey miydi?
Avusturya'da yaşayan Almanlara "Habs-burg milleti, Avusturya milleti" denemezdi- Alman nereli olursa olsun, her yerde Almandı. Türkçe konuşan bizler de beş bin senelik bir tarihin, hatta pek eski bir esatirin [mitolojinin] sahibi olan bir millettik. Osmanlı Devleti'nin memleketinde, Kafkasya'da, Azerbaycan'da, Türkistan'da, Buhara'da, Kâşgar'da, hâsılı nerede yaşarsak yaşayalım, yine hâlis muhlis [özbeöz] Türk'tük... Hâlbuki "Osmanlı-lık" kelimesine mevhum [hayali] manalar veren münevverlerin siyasi fikirleri, içtimaî [toplumsal] gayeleri ise insanın gözlerinden yaş getirecek derecede gülünçtü.
1918 Ömer Seyfettin